26 Şubat 2010 Cuma

BLOG SAHİBİ YADA DEĞİL TÜM ARKADAŞLARIMI BU ETKİNLİĞE DAVET EDİYORUM


Arkadaşlar blog sahibi yada değil tüm arkadaşları bu etkinliğe davet ediyorum amaç bir çocuğu gülümsetmek size yetenek-sizin postunu aynen aktarıyorum ve tüm duyarlı arkadaşlarımı bu etkinliğe bekliyorum

..........................................
Lütfen Okuyun Çok Önemli !
19 ŞUBAT 2010 CUMA
Biliyorsunuz geçtiğimiz haftalarda Mutlu Olalım çocuklarından bahsetmiştim ve onlarıda kartpostal kampanyasına dahil etmiştik. Dernek yetkilisi Özlem hanım çocukların gözlerinde gördüğü ışık,yüzlerinde ki gülümsemeleri bizlerle paylaşırken en az onlar kadar MUTLU OLDUK.
Özlem Hanımla bloglar arası bir kampanya düzenlemeye karar verdik. Kibrit Kutusu etkinliğini sanırım hepiniz biliyorsunuzdur. Bu fikrin mimarı sevgili Kelebek Atölyesi sayesinde çok güzel işler çıktı ortaya.
Bu küçük kutuları çocuklarımıza uyarlayıp, onları sevindirmek istiyoruz. Bu eğlenceli kutucukları hazırlanırken hem siz eğleneceksiniz hemde çocuklarımız aldıkları kutu ve içindeki minik hediyelere çook sevinecekler.
Yapacağınız şey çok basit lütfen onları sevindirelim. Ben kibrit kutusu yapamam diyorsanız derneğin sitesini ziyaret ederek ihtiyaç listesinden birini göndererekte destek olabilirsiniz.

Bilmeyenler için kibrit kutusu nasıl süslenir? İçine neler konulabilir? onları bi sıralayalım!



Yukarıda gördüğünüz klasik kibrit kutusunu alıyoruz yada benzer bi kutu buluyoruz. Üzerini çeşitli malzemelerle süslüyoruz. İçine çocukların hoşuna gidebilecek minik objeler koyuyoruz. Detaylı araştırmayı Kelebek Atölyesinin sitesinden de yapabilirsiniz.
İstediğiniz kadar yapabilirsiniz, isterseniz 1 adet, isterseniz 5 adet!
Tek koşul, kampanyanın daha çok alana yayılması için herkesin bu etkinliği blogunda duyurması! Lütfen bir iyilik yapın, minicikde olsa bir destek olun, onların morale ve sevgiye ihtiyacı var.
Haydi yüzlerini gülümsetmeye...

Kampanyaya katılıp, blogunda duyuranları bir süpriz bekliyor. Kutu hazırlayıp aşağıda ki adrese gönderecek olan ayrıca katılmayıp, duyuru yaparak katkı sağlayan herkesin dahil olacağı bir süpriz!

(Göndericem yada destek olucam diyenler buraya yorum bıraksınlar)

Kutuları en geç 23 Nisan tarihine kadar yollayabilirsiniz. Önümüzde kocaman bir süre var, kimseyi zorlamamak adına! 23 Nisana kadar toplanan kutular onların bayramında,onlara hediye gidecektir!

!!!Arkadaşlar kibrit kutusu küçük daha büyük birşey olsun istiyorsanız farklı kutular yapıp,süsleyebilirsiniz. İlla ki kibrit kutusu diye bir standart yoktur!!!
İçine neler koyacağım,nasıl süsleyeceğim diyorsanız kutusunu bitirip yorum bırakan arkadaşlarımızın bloglarınız ziyaret edin derim.
Kibrit Kutusunun Gönderileceği Adres:

Mutlu Olalım Derneği
Özlem Şengir

Adres: M. Kemal C. Burak Apt. No 44 D 4 Bornova-İzmir

25 Şubat 2010 Perşembe

KİNG DEN BLOG SAHİPLERİNE HEDİYE


Kim bu süper hediyeyi kazanmak istemezki yapmanız gereken şeyler çok basit üstelik bu şartları yerine getiren blog sahiplerine çekilişsiz kurasız bu hediyeyi veriyorlar detaylar buyrun buradan
Şartlara gelince
1.http://kingdunyasi.blogspot.com adresinde yer alan blogumuza üye olmak.
2.Blog sayfanızda kampanyamızı duyurmak.
3.www.king.com.tr'de yer alan King Ladies Club'a üye olmak
3.Üye olduktan sonra Ad, Soyad, Adres, Yaş, Meslek, Medeni Durum ve Gsm bilgilerinizi tam olarak doldurup kingdunyasi@gmail.com adresine yollamak.

17 Şubat 2010 Çarşamba

İLK ÇİKOLATA DENEMEM :)


Arkadaşlar çikolata kolik olduğumu tekrarlamama gerek yok herhalde :) şu yazımdada bahsettiğim şekerlemelerden esinlenerek bende yapmak istedim şekiller inanılmaz kötü oldu ama tadı mükemmeldi tadına bakan herkes hazır olduğunu zannetti çikolatalarımın içerisine ganaj dolgu yaptım ganajın içerisine ise fındık parçaları ekledim dışlarını ise benmari usulü ile erittiğim çikolata ile kapladım ama böyle ne el ile nede kaşık ile şekil veremedim bakalım aklımda şekil verme açısından yeni fikirler var en kısa zamanda uygulayp onuda yayınlayacağım :) gelelim tarifimize
GANAJ İÇİN GEREKLİ MALZEMELER
200 gr bitter çikolata
200 gr krema
fındık parçaları
Kremayı bir tencereye alıp kaynatın kaynadıktan sonra tencereyi ocaktan indirip içerisine çikolataları ekleyin ve kremanın sıcaklığı ile bir güzel çikolataları eritin içerisine isterseniz fındık fıstık portakal kabuğu ekleye bilirsiniz tabi sadede kullanabilirsiniz tercih sizin ve buzdolabında bir gece bekletin ertesi gün ganajınızı dolaptan çıkartın alüminyum folya serdiğiniz tepsinin üzerine benmari usulü erittiğiniz çikolatadan biraz dökün ve onların üzerlerinede ganajdan birer çay kaşığı koyup tekrar üzerlerine benmari usulü erittiğiniz çikolatadan döküp ganajların üzerlerini kaplayın sonra çikolatalarımız soğuduktan sonra afiyetle yiyiniz :)
Offff anlatması yapmasından daha zor geldi bana :)))))))

9 Şubat 2010 Salı

SANIRIM BLOG'UMDA BİR SORUN VAR

Arkadaşlar sanırım blogumda bir sorun var hiç bir bloga yorum bırakamıyorum en kısa zamanda sorunu giderip yorumlarımı size ileteceğim

6 Şubat 2010 Cumartesi

BİR TELEVİZYON PROGRAMININ BAŞIMA AÇTIĞI İŞLER :) LAVAŞ VE MARİNE EDİLMİŞ ET :)

Merhaba arkadaşlar dün gece uykum kaçtı ve televizyona bakarken NTV de TADI DAMAĞIMDA diye bir programa takıldım kaldım programda VEDAT MİLÖR adında bir gurme var ve TÜRKİYEyi adım adım dolaşıp farklı güzel lezzetler tadıyor.Dün izlediğim de VEDAT MİLÖR ADANA ve MERSİN deydi okadar güzel okadr lezzetli şeyler tattı ki bir an orada olup hepsinden benimde yiyesim geldi :) karnım acıktı uykum iyice kaçtı ama ne yaptım gecenin üçünde tabiki kendime hakim olup hiç bişey yemedim :) ama ertesi gün için mutfağa koşup buzluktan et çıkarmayıda ihmal etmedim :) VEDAT MİLÖR ADANA da lavaşın arasında adana kebap yedi bende uyuyana kadar aklımda planlar kurarak yattım yatağımda.Ertesi günün akşam menüsü belliydi lavaşlar hazırlanacak etler zaten buzluktan çıktı yanıda bol salata ve ayran derken uyumuşum.Sabah kahvaltıdan sonra hemen işe giriştim etler zaten hazır doğranmış konmuştu dolaba o yönden sorun yoktu hemen lavaşlar için hamurumu mayaladım hemen gerekli malzemeleri yazayım :)
LAVAŞİÇİN GEREKLİ MALZEMELER ( 9 adet ufak lavaş çıkıyor)
3 su bardağı sinangil mantılık un ( evde düz unumuz kalmamışta :))
yarım su bardağı ılık su
2 tatlı kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
yarım paket yaş maya
Hamurum mayalanırken etlerimi bir kabın içerisine aldım ve yumuşacık olmaları için bir güzel marine ettim.Marine tarifimde işte buyrun :)
MARİNE İÇİN GEREKLİ MALZEMELER
1 çorba kaşığı biber salçası
5 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı kekik
yarım su bardağı sıvı yağ
birer çay kaşığı karabiber ve kırmızı biber
Etlerimi bu hazırladığım sosta iki ikibuçuk saat beklettim sonra.Öncelikle lavaş hamurlarımı küçük küçük 9 adet bezeye böldüm sonra hepsini tektek açarak kısık ateşte tavada bir güzel iki tarafınıda pişirdim sonra başka bir tavanın içerisinde etlerimi bir güzel pişirdim ve yanınada bol salata.Bu sos etleri hem yumuşatmış hemde müthiş bir lezzet vermiş bu sosu tavuktada kullanabilirsiniz oda çok güzel oluyor.Herkese ağız tadıyla mutlu güzel bir pazar diliyorum.
NOT: programda fındık lahmacunda görmüştüm en kısa zamanda onuda yapıp muradıma erme dileği ile :)

2 Şubat 2010 Salı

BİRAZ NOSTALJİ VE BİRKAÇ TARİF

Bu tatlı şeylerle güzel bir nostalji yaptım.İki haftadır antalyaya gidip geliyoruz kızımın doktoru idrar yolu iltihabı iki defa tekrarladığı için bizi antalya tıp fakültesine sevketti orada iyice araştırıp kaynağını bulurlar dedi sabah erkenden gidip tahlil verip işimiz bittikten sonrada geri kalan zamanımızı gezmekle değerlendiriyoruz en son gidişimizde migrosta gezerken bu jelibonları çikolataları görünce resmen içlerine uçtum şundanda bundanda derken iki kese doldurmuşum :))) eskiler aklıma geldi bu şekerlemeleri alırken ufakken bu şekerlemelerden öyle şimdiki kadar pek bulunmazdı bakkallarda rahmetli babaannecim ankaraya halamın yanına gittiğinde dönüşte poşet poşet şekerlemelerden getirirdi onların tadı okadar güzel gelirdiki bana o kadar kıymetli olurdu ki benim için bitmesin diye yavaş yavaş yerdim :) İşte bu şekerlemeleri alırken o anlar geldi gözümün önüne aslında.Antalya kaş arasında tükettim hepsini fotoğraflara sadece bu kadarcık ayıra bildim :)) beni bilen arkadaşlar çikolata sevdalısı olduğumu bilirler tezgahdaki çikolataların tümünü satın alasım geldi o kadar güzellerdiki :)))))
....................................................................................
Fırında kaşarlı mantarlı alabalık; Geçen hafta antalya ya gitmiştik kızımın rahatsızlığından dolayı oradan dönüşte yol kenarındaki alabalık tesislerinden aldık alabalıkları tabi çiğ halini :) neyse ertesi gün şöyle bir balık ziyafeti çektik kendimize :) balıkların kılçıklarınıda çıkarttım ben temizlerken tabi bu isteğe bağlı toprak balık kaplarımın içerisine birer adet balığımı koyup birazda tuz serpip fırına sürdüm biraz pişen balıklarımın üzerine doğranmış mantarlarımıda ekleyip tekrar fırına sürdüm mantarlarda pişince üzerlerine birazda rendelenmiş kaşar serpip tekrar fırına kaşarlar eriyince balıklarımız hazır çok mükemmel oldu :)
.............................................................................
Fırnda karnıbahar; galiba kanıbaharın bir tek bu halini seviyorum :) öncelikle karnıbaharımı haşladım ve suyunu süzüp bir karıştırma kabının içerisine aldım bir başka kapta biraz yoğurt biraz süt bir yumurta biraz un tuz karabiber ve kırmızı biberinide ekleyip iyice çırpıp karnıbaharlara ekleyip iyice harmanladım sonra yağlanmış fırın tepsisine karnıbaharlı harcımı döküp fırında pişirdim yanında sarımsaklı yoğurtla mükemmel oluyor :)
.............................................................................
Kuskus salatası; Arbella kuskuslarımı öncelikle tuzlu suda haşladım sonra kuskuslarımı süzüp içerisine penguen garnitürümüde ekledim yoğur ve mayonezide ekleyip bir kaç dişte sarımsak rendeledim nefis bir kuskus salatası çıktı ortaya :)
...........................................................................................

Eskişehir tarhanası diyeceğim başka yerlerdede yapılıyordur fakat bunu anneannem'e annemler yapıyorlar her yaz yapımı çok zahmetli bir tarhana.Tadı lezzeti mükemmel oluyor.Size annemlerin yaptığı gibi tarifi aktarayım öncelikle göceyi ( aşurelik buğday sanırım ) unu koskoca bir kazanın içerisinde suyla birlikte pişiriyorlar tabi tuzuda ekleniyor içerisine pişen bu hamur büyük yoğurma leğenlerinin içerisine alınıp ezilmiş süzme yoğurtlarla birlikte iyice yoğurulur ( anneannem 15 kg yoğurt kullanıyor ) sonra bu yoğurtlu tarhanayı bir kaç gün üzerlerine örtü örtüp leğenlerin içerisinde bir kaç gün bekletiyorlar.Tarhana ekşiyip kopuk kopuk oluyor sonra bu tarhanayı açık havada yere serdikleri örtülerin üzerine küçük küçük parçalar kopartıp döküyorlar tarhanalar iyice kuruyana kadar bekletiyorlar işte kışlık tarhanamız hazır.Çorbasının nasıl yapıldığına gelince bu kuru tarhanalardan tencerenizin içerisine alıp suyunuda koyup iyice yumuşayana kadar pişiriyorsunuz sonra başka bir tavada domates ve sarımsak rendeleyip biraz yağda sos yapıyorsunuz ve çorbanıza ekleyip biraz da sos ile birlikte kaynattığınız tarhana çorbanız hazır afiyet olsun.Anne tarafım bu tarhanadan yaparken baba tarafımda bir çoğumuzun yaptığı kırmızı tarhanadan yapyor.Yani bu konuda çok şanslıyım kışa iki çeşit tarhana çorbam hazır oluyor :)